View the Original article
17 Şubat 2011 Perşembe
Offenburg Central Camii - Almanya
View the Original article
16 Şubat 2011 Çarşamba
Bir adamın rüyada sıkıcıyı görmesi
View the Original article
Rüyada sıkacak aleti görmek
View the Original article
Rüyada sığır çobanı görmek
View the Original article
Rüyada sığırcık kuşu görmek
View the Original article
Rüyada sığır görmek
View the Original article
Rüyada bir yerden diğer bir yere sıçradığını görmek
View the Original article
Kişinin rüyada sıcak kara balçık görmesi
View the Original article
Rüyada yiyecek ve içecek şeylerden sıcak bir nesne görmek
View the Original article
Rüyada seyyar satıcı görmek
View the Original article
Rüyada seyyah görmek
View the Original article
Rüyada atlara bakan seyis görmek
View the Original article
Rüyada seyahat ettiğini görmek
View the Original article
Rüyada herhangi bir müslüman kardeşi ile Allah rızası için seviştiğini ve dost olduğunu görmek
View the Original article
Rüyada sevinmek
View the Original article
Rüyada sevinç ve coşkunluk halini görmek
View the Original article
Rüyada Allah rızası için iyilikte bulunduğunu görmek
View the Original article
Rüyada bir insanın sesini duymak
View the Original article
Rüyada servi ağacı görmek
View the Original article
Bir kimsenin rüyada servet sahibi olduğunu görmesi
View the Original article
Rüyada sert ve katı söz işitmek veya bir başkasına söylediğini görmek
View the Original article
Rüyada sergi görmek
View the Original article
Bir adamın rüyada serçe kuşu görmesi
View the Original article
Rüyada serap görmek
View the Original article
Rüyada sepet görmek
View the Original article
Bir kimsenin rüyada sene görmesi
View the Original article
Aczimizi hissettiğimiz hastalıklarımızla yaşamak -2-
Evet bu hastalığım sona ermek üzere inaşallah,amma imtihanlar bitmiyor elbette.... zira hayat ne zaman biterse imtihanlarda ozaman bitecek (:
Bu süreç boyunca hastalığımın hertürlü zorluğuna karşı, inandığım ve güvendiğim kitaplarım sayesinde ayakta durabildim..
Doktorların''moralini yüksek tut '' demesi , dayanağı olmayan hasta için mümkünmü?
Helede onca vefat eden, hayat kalitesi (dr'un tabiri ile) düşen insanları görüp, kendinizin de yavaş yavaş yatağa bağlanmaya başladığınızı gördükçe..
Tedavi maksadlı ilaçlar yan etksi sebebi ile sizi adeta kötürüm ederken, siz elinizi dahi kımıldatacak bir güce sahib değilken nasıl moral sahibi olacaksınız?
İşte bu tür maraza mübtela her insanın en büyük tesellisi ve moreli ancak itikadı ve imanı oluyor..
Zira Okuduğum Risalei nur eserlerinde yazıyor ki;
------ musibet ve hastalıklarda insanların şekvâya üç vecihle hakları yoktur.
Birinci Vecih:
Cenâb-ı Hak, insana giydirdiği vücut libasını san'atına mazhar ediyor. İnsanı bir model yapmış; o vücut libasını o model üstünde keser, biçer, tebdil eder, tağyir eder, muhtelif esmâsının cilvesini gösterir. Şâfî ismi hastalığı istediği gibi, Rezzak ismi de açlığı iktiza ediyor, ve hâkezâ... 
(Mülkün mâliki, mülkünde dilediği gibi tasarruf eder)
Demekki ben bir modeldim ve şekva ve şikayete hakkım yoktu...
İkinci Vecih:
Hayat musibetlerle, hastalıklarla tasaffi eder, kemal bulur, kuvvet bulur, terakki eder, netice verir, tekemmül eder, vazife-i hayatiyeyi yapar. Yeknesak istirahat döşeğindeki hayat, hayr-ı mahz olan vücuttan ziyade, şerr-i mahz olan ademe yakındır ve ona gider.
Üçüncü Vecih:
Şu dâr-ı dünya, meydan-ı imtihandır ve dâr-ı hizmettir. Lezzet ve ücret ve mükâfat yeri değildir. Madem dâr-ı hizmettir ve mahall-i ubudiyettir. Hastalıklar ve musibetler, dinî olmamak ve sabretmek şartıyla, o hizmete ve o ubudiyete çok muvafık oluyor ve kuvvet veriyor. Ve herbir saati bir gün ibadet hükmüne getirdiğinden, şekvâ değil, şükretmek gerektir.
Evet, ibadet iki kısımdır: bir kısmı müsbet, diğeri menfi. Müsbet kısmı malûmdur. Menfi kısmı ise, hastalıklar ve musibetlerle, musibetzede zaafını ve aczini hissedip, Rabb-i Rahîmine ilticâkârâne teveccüh edip, Onu düşünüp, Ona yalvarıp hâlis bir ubudiyet yapar. Bu ubudiyete riyâ giremez, hâlistir. Eğer sabretse, musibetin mükâfâtını düşünse, şükretse, o vakit herbir saati bir gün ibadet hükmüne geçer. Kısacık ömrü uzun bir ömür olur. Hattâ bir kısmı var ki, bir dakikası bir gün ibadet hükmüne geçer. Hattâ bir âhiret kardeşim, Muhacir Hafız Ahmed isminde bir zâtın müthiş bir hastalığına ziyade merak ettim. Kalbime ihtar edildi: "Onu tebrik et. Herbir dakikası bir gün ibadet hükmüne geçiyor." Zaten o zat sabır içinde şükrediyordu 2. Lema..
İşte hastalığın mahiyeti ve neticesi için ruhlara inşirah verecek satırlar..
Not= Anlamını bilmediğiniz kelimelere çift tıklayınız , lügat eklenmiştir..
Devamı bir sonraki yazımda..
View the Original article
Söz...

Söz olur , adam eder âdemi..
Söz olur , adem eder herşeyi..
by dilşad...
View the Original article
Keramet ?

Şah-ı Nakşibend
View the Original article
Siz sansürü Tek Parti döneminde görmeliydiniz
Mustafa Armağanın kaleminden....
Siz sansürü Tek Parti döneminde görmeliydiniz Tık!
View the Original article
Zilhicce ayı ve On gecenın önemi...
Bilindiği üzre hicri-kamerî ayların 12’ncisi zilhicce ayıdır. Bu ay, İslâm’ın beş esasından biri olan hac farîzasının îfa edildiği umumi afv ayıdır. Arafat’a çıkıldığı, için milyonlarca kurbanın kesildiği ve bir senelik hesapların görülüp amel defterlerinin kapandığı mukaddes bir aydır.Zilhiccenin 1’inden 10’una kadar olan geceler, Kur''an-ı Kerim''de “leyâli-i aşere” diye tabir edilen on gecelerdendir. Diğer mübarek 10 geceler de, Ramzan-ı şerifin son 10 gecesi ile Muharrem ayının ilk on geceleridir. Rabbimizin, “On geceye yemin olsun ki...” (1) buyrurarak yeminle beyan ettiği bu mübarek zaman dilimi, bütün mü’minler için yepyeni bir manevi fırsat dönemidir.
Hadîs-i şeriflerde buyrulmuştur ki:
“Zilhiccenin ilk günlerinde tutulan bir gün oruç, bir yıl oruç tutmaya, bir gecesini ihya etmek de Kadir gecesini ihya etmeye bedeldir.” (2)
“Zilhiccenin ilk on gecesinde yapılan amel için, 700 misli sevap verilir.” “Zilhiccenin ilk 9 günü oruç tutana, her günü için bir yıllık oruç sevabı verilir.” (3)
“Allah indinde zilhiccenin ilk on gününde yapılan amellerden daha kıymetlisi yoktur. Bugünlerde tesbihi, tahmidi, tehlili ve tekbiri çok söyleyin!” (4) (Kısaca Tesbih, sübhanAllah; Tahmid, elhamdülillah; Tehlil, Lâ ilâhe illAllah; Tekbir ise Allâhu ekber demektir.)
Binaenaleyh bu ayda; günühlarımızın afvı, noksanların tamamlanması için istiğfar, salevât-ı şerife, diğer duâlar ve tesbih namazına devamda büyük hayır ve fazilet vardır.
Hacca gidemeyen mü’minlerin bu günlerde oruç tutmaları çok büyük fazilettir. O bakımdan kurban bayramından evvel 9 gün oruç tutmalı, 10. günü kurban kesilinceye kadar birşey yemeyip oruçlu bulunmalı ve orucunu kurban etiyle açmalıdır.
Hiç olmazsa 8’inci gün ile beraber, 9’uncu günü (Arefe günü) oruçlu olmak lâzımdır.
Kurban bayramı Arefe günü sabah namazından, 4’üncü bayram günü ikindi namazına kadar, bütün farzların arkasından “Teşrik tekbiri” almak, kadın-erkek her mükellef Müslümana vâciptir.
İbni Abbâs radıyallahu anhümâ'dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
" Başka günlerin hiçbirinde, zilhiccenin ilk on gününü kastederek şu günlerde işlenecek amel-i sâlihten, Allah katında, daha sevimli hiçbir amel yoktur."
-Allah uğrunda yapılacak cihad da mı üstün değildir, Yâ Resûlallah? dediler.
- " (Evet)Allah yolunda yapılacak cihad da. Ancak malını ve canını tehlikeye atarak cihada çıkan, şehit olup dönmeyen kimsenin cihâdı başka.(O, bundan üstündür), buyurdu.
(Buhârî, Îdeyn 11. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Savm 61; Tirmizî, Savm 52; Ýbni Mâce, Sıyâm 39)
DİPNOTLAR
(1) el-Fecr sûresi, 89/2.
(2) Tirmizi, Sünen, Savm, 52; İbn Mace, Sıyam, 39.
(3) Tirmizi, Sünen, Savm, 52.
(4) Abd b. Humeyd, Müsned, 1/257.
(5) Mübarek gün ve gecelerde yapılması tavsiye edilen Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat, İstanbul, byy., s. 44.
View the Original article
